15 Nisan 2017 Cumartesi

Benim Adım Vicdan

Ay ışığı kadar parlak biraz sarhoş bir gece... Ayyaşın kadehinde son bir yudum, tabağında ki son lokma meze... Burnum da buruk ıslak bir yasemen kokusu... İçimde anlam bulmaya çalışan ince bir lodos var meltemden hallice...  Elimi kaldırıp koymuşum, sol tarafımda hiç susmayan o sessiz mahkemeye. Sorup soruşturmuşum ''Vicdan Nedir ?'' diye. İyi olanı seçmek mi, doğru olanı yapmak mı ?. Kötü olanı terketmek ortak fikrimiz sanırım. Peki doğrunun doğruluğundan nasıl emin olacağız. Oturup bir yudum acısını tattıktan sonra fal mı bakacağız ? Belki de daha iyi bir seçeneğimiz olabilir. Hangisi iyi geliyorsa onu yapmalıyızdır. Kuvvetle muhtemel o iyi olan diye adlandırdığımızı yaptığımızda huzurlu olacağız lakin sonrası hakkında işlerin iyi gideceğine dair bir fikri olan var mı ? Vicdanı törensel bir kalıba sıkıştırmadan değerlendirmemiz gerektiğini düşünmekteyim. Aslında vicdanı bir kavram olarak nitelendirmekten öte onun tamamen insan yeteneği olduğunu savunanlardanım. O halde toplum içerisinde yetişmiş insanoğlunun, birtakım görgü ve bilgilerin sonucunda olduğunu söylemek de mümkün olacaktır. Bu şekilde düşünüp tıpkı  Nietzsche gibi vicdanının doğuş sebebinin söz veren bir hayvan yetiştirme işi olduğunu ifade edebilir miyiz ? Sanırım burada karşımıza bir dert daha çıkıyor. Düşünemeyen bir varlık vicdanlı olabilir mi ? Aslında felsefenin bir bardak demli çayını içtikten sonra işin tabiri caizse en okkalı yerine dokunmak isterim. Vicdan insanın içinde hiç durmadan havlayan bir köpektir. Derler ki ; Başını yastığa koyduğunda vicdanın rahat olsun. O ki hatır,keyif,merhamet,kayırma tanımaz. Ne yaparsanız yapın kötülüklerinize karşın sizi en acımasız bir şekilde yargılayıp prangaları takan, iyilikleriniz de ise size övgüler yağdıran ve hiç bir zaman susmadan, rahat durmadan, kurnaz, tepkisiz olmayan bir hakimdir. Ne yaptığımıza dair kapısını çaldığımızda bizi bize sorgulatan,tamamen sizin içinizde anlamlanan ve bir hüviyete sahip,hatta adı da ''Davut'' olan bir sanattır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selametin Anası

Perşembenin perişanlık olduğu şu ilk dakikalarda kafama yine takılan bir sorun var. Özgürlük...Kime göre,  neye göre deriz ya işte öyle bir ...